Çağdaş Sözlük

قضاءً

Osmanlıca - Rumca - قضاءً maddesi. Cilt: 2 Sayfa: 1295 - Sira: 9

TÜRKÇE´DEN RUMCA´YA KAMUS-İ OSMANÎ, Yanko Hloros, 1899,, قضاءً yunanca ne demek. Osmanlıca - Rumca Sözlük, Türkçe - Yunanca Sözlük, قضاءً kelimesinin yunanca anlamı karşılığı nedir? Yunancada ne anlama gelir. Yunanlılar nasıl der.

Οθωμανικό-Ρωμαίικο Λεξικό , Τουρκοελληνικό Λεξικό, Τι σημαίνει قضاءً ; Ποια είναι η σημασία της λέξης قضاءً ; Σε ποια έννοια χρησιμοποιείται το قضاءً ; Τι εκφράζει ο όρος قضاءً ; Ποια είναι η λεξική σημασία του قضاءً ; Τι είναι το قضاءً ; Τι σημαίνει το قضاءً ; Ποια είναι η επέκταση του قضاءً ; Μπορείτε να εξηγήσετε τη σημασία του قضاءً ; Τι αντιπροσωπεύει το قضاءً ; Λεξικό της Παλιάς Κωνσταντινούπολης Ρωμαίικης

قضاءً güncel sözlüklerde anlamı:

Kaza ::: (o. i.) : 1) olacağı ezelden Cenâb-ı Hak tarafından takdir olunan şeylerin vukua gelmesi. 2) dâvaları görme işi, hüküm, hüküm verme; kadı'nın hükmü, kadılık vazifesi, bir kadı'nin idaresi altında bulunan yer. Silk-i kaza : kadılık yolu, mesleği. 3) istemeden yapılan ve elden çıkan kötü iş, zararlı iş. Ecel-i kaza : bir kaza neticesinde olan ölüm. 4) vaktinde kılınmıyan namaz, tutulmıyan oruç borcunu usul ve kaidesine göre sonradan ödeme. Ez-kazâ : kaza olarak, kaza suretiyle; şayet, olursa, (bkz. : kazaen, kazârâ). 5) (c. kazâhâ) kaymakamlık, * ilce. Tahl-ı kaza : bir kadı'nın idaresi altında olan.

kazâ-i hacet ::: aptes bozma. 6) tehlike. 7) hâdise, vukuat.

Kaza vû kader ::: alın yazısı, (bkz. : kader-i ilâhî).

kazâ-i fi'lî ::: huk. [eskiden] * yargıcın yetîmin malını satması gibi fîlen olan hüküm.

kazâ-i ilzam ::: huk. * yargıcın : "hükmettim, iddia olunan şeyi ver!" demesi gibi sözlerle mahkû-mün-aleyhi ilzam etmesi.

kazâ-i Icavlî ::: huk. [eskiden] "hükmettim, ilzâmettim" demek gibi söz ile olan hüküm.

kazâ-i terk ::: huk. * yargıcın : "hakkın yoktur, münazaadan memnusun" gibi sözlerle davacıyı münazaadan menetmesi.

kazaen ::: (a. zf.) : kazai olarak, kaza suretiyle, bilmiyerek, yanlışlıkla elden çıkarak, (bkz. : ez kaza, kazârâ).

kazaen ::: (a. zf.) kazai olarak, kaza suretiyle, bilmiyerek, yanlışlıkla elden çıkarak, (bkz. : ez kaza, kazârâ).